Tiroid Kanseri Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Tiroit kanseri diğer kanser türlerine göre daha az görülmektedir. Tiroit bezi, boynun orta bölümünde yer alır ve yaklaşık 20-25 gr. ağırlığındadır. Tiroit bezi iyot kullanarak hormon yapımını sağlar ve vücut metabolizmasının düzenlenmesine katkı sağlar. Tiroit bezinde iki çeşit hücre bulunmaktadır. Bu hücreler, tirosit veya foliküler hücre denilen T3 ve T4 hormonlarının üretimini sağlamaktadır. Tirosit hücrelerine kıyasla daha az bulunan parafoliküler hücreleri (C hücreleri) kalsitonin üretiminden sorumludurlar. Bu iki hücre grubunda gelişen tümörler tiroit kanserinin oluşumunu sağlayabilmektedir.

Diğer kanser türleri arsında en az görülmekle birlikte her 10 kişiden 3’ ünde kanser bulgularına rastlanmıştır. Tüm kanser vakalarının ise %1’inden daha azını oluşturur. Çocuklarda pek görülmezken, yirmili yaşlardan sonra kanser riski açısından beşinci sırada yer almaktadır.

Tiroit kanseri 4 gruba ayrılmaktadır.

1-Papiller kanser: İyi huylu bir tümördür. Tiroit kanserinin %80’inini oluşturur. Belirti vermez ve uzun yıllar sürebilir. Daha çok 40’lı yaşlardan sonra görülmektedir.

2-Folliküler kanser: Tümer genellikle tiroit bezinin damar ve zarına yayılır. Hastalığın ileri evrelerinde akciğer ve kemiğe sıçrama durumu olmaktadır. 50 yaşından sonra ortaya çıkar, hızlı bir seyir izler ve tekrar etme olasılığı yüksektir.

3-Medüller kanser: Tiroit bezindeki C hücreleri kalsitonin hormonunu salgılar, bu salgılanan hormon kanser vakalarında artış göstermektedir. Ailesinde tiroit kanseri olanalar risk altındadır.

4-Anaplastik kanser: Kanser türleri içinde en az görülen tiroit kanseri çeşitlerindendir. Tiroitte bulunan kitle hızlı gelişerek büyüme gösterir. Solunumun güçlendiği durumlarda soluk borusunun alınması gerekmektedir.

Tiroit Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Tiroit kanseri genellikle pek belirti vermez. Guatr şikâyetiyle takip edilen hastalarda veya başka bir hastalık için yaptırılan tetkikler sonucunda ortaya çıkmaktadır. Ses kısıklığı, nadirde olsa kemik kırıkları, boyunda kitle, yutkunma güçlüğü, hipertiroidi (zehirli guatr), ishal, yorgunluk ve yüzde kızarmalar belli başlı belirtileridir. Boyun ve baş bölgelerinin radyasyona maruz kalması, tiroit kanserine yakalanma riskini arttırmaktadır.

Tiroit Kanserinin Teşhisi Nasıl Konur?

Öncelikle kan değerlerine bakılarak hormon miktarı belirlenir. Tiroit bezinde kitle olup olmadığını anlamak için ultrasonografi çekilir. Eğer kitleye rastlanırsa, kesin tanı koyabilmek için biyopsi yapmak gerekir. Sintigrafi yapmakta tiroit kanseri tanısını koyabilmek için çok önemlidir. Bu yöntemlerin yanında ince iğne (aspirasyon) biyopsisi denilen yönteme geçilir. Tiroit bezindeki tüm kitleler için bu yöntem uygulanır. Kesin tanının konulabilmesi için bir hastaya en az 5 kez uygulanması gerekir.

Tiroit Kanserinin Tedavisi Nasıl Olur?

Kanserli kitlenin kötü huylu olması ve geniş bir alana yayılım göstermesi, çapının 1 cm. den büyük olması ve teşhisin geç konması tedavi sürecini olumsuz etkilemektedir. Kitlenin çapının küçük olması durumunda ise hastalığın seyri daha iyiye gitmektedir.

Bu hastalıkta temel tedavi yöntemi cerrahi operasyondur. İnce iğne biyopsisi yapıldıktan sonra, tiroit bezindeki kanserli hücrenin yarısının veya tamamının ameliyatla alınması. en standart yöntemlerdendir. Yapılacak cerrahi operasyonda kitlenin yarısının mı yoksa tamamının mı alınacağının veya lenf bezlerinin tamamıyla temizlenip temizlenmeyeceğinin kararını operasyonu yapacak olan uzman doktor kadrosu tarafından belirlenir. Bu hastalara yapılan cerrahi operasyondan sonra hücresel düzeyde olan kalıntıları yok etmek için radyoaktif iyot tedavisi uygulanmaktadır. Gerek görüldüğü taktirde radyoterapi veya kemoterapi alan hastalar da vardır.

Görülme olasılığı düşük olsa da, yapılan işlemin özelliğine göre, kalsiyum metabolizmasında bozulma, kanamalar ve ses siniri hasarları oluşabilmektedir. Fakat alanlarında uzman ve deneyimli cerrahlar bu tür komplikasyonları en az seviyeye indirmektedirler.

Tiroit kanser tedavisi tamamlanmış hastalar, hormonel dengesizliği gidermek için ilaç kullanmakta ve hayatlarına sağlıklı bir şekilde devam etmektedirler.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu