Tarsus Gezilecek ve Görülecek Yerler

Tarsus, Çukurova’nın batı bölgesinde kurulmuş en eski yerleşim yerlerinden biridir ve yerini bugüne kadar korunmuştur. İlgisini çekmediğimiz ve tarihi Kilikya coğrafyasının merkezi olan Tarsus, 6.000 yıldır hayatta kalmış ve bugüne kadar adını değiştirmeden ayakta kalmış dünyanın en eski şehirlerinden biridir. Ne yazık ki, kültürel ve tarihi zenginliğine rağmen bölge, ülkemizde turizme fazla ilgi duymuyor.

Ancak, Mersin’in en büyük şehri olan Tarsus, antik kentin büyük metropollerinden biridir ve birçok doğal ve kültürel zenginlikleri vardır. Tarih boyunca her zaman bir çekim merkezi olmuştur ve güzel coğrafya, medeniyetler ve kültür izlerini taşır.

Tarsus’ta Görmeniz Gereken 10 Yer

1. St. Paul Kilisesi

Bugün 12. yüzyılın St. Tarsus müzesi. Aziz Paul, Mesih’in on iki havarilerinden biri olan Kutsal Kitap’ın iki katı Tarsus olduğunu defalarca söylemiştir. Paul adına yapılmış. Bazı kaynaklarda, 1198’de Papa’nın elçiliği Ileon’un Ermeni kralının taç giydiğini söylediler. Roma tarzı ve yüksek duvarlara sahip olan kilise, 1415 yılında Ramazanoğlu Ahmet Bey tarafından tamir edilmiş ve galeri haline getirilmiştir.

Kesme taştan yapılmış kilise ile gri granit sütunlar antik kentten kalmıştı. Hz. İsa, Yohannes ve Mattaios doğuda, Marcos ve Lucas batıda. Hıristiyanlar için çok değerli olan bu kilise, tarih, kültür ve inanç turizmi Tarsus’un merkezinde yer alan ilk yerlerden biridir.

2. Aziz Paul Kuyusu

Saint Paul, Hristiyanlığı Batı Avrupa’ya yaymada önemli bir rol oynayan ve İncil’de “Hükümet Şerifi” olarak bilinen Aziz Pavlus’un evi olduğu düşünülen avludur var. Paul Wells, Hıristiyanlar için önemli bir manevi merkez olarak görülüyor.
Hıristiyanlığın ardından, İncil’de yaşayarak ölümsüzlüğe erişen Aziz Paul… Paul’un doğum yeri olarak bilinen ve St. Paul’a ithaf edilen tarihi site, uzun yolculuğa çıkmak için Yeruşalim’den hacca seyahat etmek için Avrupa’ya gidenlerin uğrak yeri oldu. Yaz-kış suyunun sıkıcı olmamasına ve ağız taşının silindirik olmasına rağmen, gerçek kuyu gövdesi bir kare şeklinde tasarlanmıştır. Derinlik 38 m olan kuyunun çapı yaklaşık 1.15 metredir.

3. Tarsus Şelalesi

Şehri sellerden korumak için Bizans imparatoru Justinian tarafından yatak değiştirilmesi bugünün şelale oluşumuna neden oldu. Yaklaşık 15 metre yüksekliğinde olan konglomera kayalardan gelen su dökülmesi, özellikle ilkbaharda kışın tepesine ulaşıyor. Mart ayında yaptığım Tarsus, yolculuğumda çok güçlü bir şelale ile aktı.

4. Ulu Cami

Cami-i Kebir veya Cami-i Nur denilen Tarsus Camii 1579’da Ramazanoğlu beiri Piri Mehmet Paşa’nın oğlu İbrahim Bey tarafından yaptırılmıştır. Cami, şehrin yakınında, dönüşün yakınında bulunuyordu. Bugün, etrafındaki türbe ve imaret ile 1895’te eklenen saat kulesi, büyük bir kompleksin görünümünü korur.
Yapıda, kuzeyden Memlük mimari özelliklerini taşıyan siyah beyaz mermerlerle süslü taç kapısından, tamamen kesilmiş taşlı dikdörtgen planlı tek minaresi girilir. Hz. Camın doğu duvarına bitişik. Kahretsin, Hz. Doktor Token ve Halife Me’mun’un göğüsleri var.

5. Kırk Kaşık Bedesteni

Camiyle aynı zamana tarihlenen Kırk Kaşık Bedesteni 1579’da Piri Paşa’nın oğlu İbrahim Bey tarafından Tarsus’taki Ramazan oğulları Beyliği tarafından yaptırılmış olup, her dönemin kalabalık bir ticari yaşamı olup, her dönem Yolların kesişimi.
Kuruluşunun ilk günlerinde bir türbe ve medrese olarak kullanılmış olmasına rağmen cumhuriyetin ardından kapalı bir çarşı olarak kullanılmaya başlandı. Bu isim, Yapı’nın dışındaki kaşık süsü nedeniyle çağrılmıştır.

Batı ve doğu yönünde uzanan iki kapıdan, bunları örten 7 kubbeden girilen 21 bedesten odadan oluşmaktadır. Tarsus gezisinde hatıra eşyalarını ve hatıra ürünlerini alabilecek en iyi yerler. Özellikle, yerel el sanatları, seramik, ahşap, bakır, gümüş, deri, dokuma ürünleri ve yerel damak lezzetlerini içeren yiyecek ve içecekleri içermektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu