Ohri Bölgesinin Doğal Ve Kültürel Mirası

Karma bir Dünya Mirası mülkü olan Ohri Gölü bölgesi, üçüncül dönemden kalma çok sayıda endemik ve derin sularda bulunan flora ve fauna türleri için sığınma sağlayan üstün bir doğal fenomendir. Tektonik kökenli derin ve antik bir göl olan Ohri Gölü, yaklaşık iki ila üç milyon yıl boyunca sürekli olarak var olmuştur. Onun oligotrofik suları, yosun, salyangoz, kabuklular ve alabalık gibi 17 endemik tür, zengin bir kuş hayatı da dahil olmak üzere göle özgü 200’den fazla bitki ve hayvan koruma alanı taşıyor.

Ohrid Kentinin Bin Yıllık Mirası

Makedonya’nın güneyinde Ohrid Gölü kıyılarında yer alan Ohrid kenti, Avrupa’nın en eski insan yerleşim birimlerinden biridir. 7. ve 19. yüzyıllar arasında inşa edilen Ohri kenti, en eski Slav manastırının (St. Pantelejmon’a adanmış) ve 11. yüzyıldan 14. yüzyılın sonlarına doğru 800’den fazla Bizans tarzı simge yapıyla beraber dünya çapında bir şöhrete ev sahipliği yapmaktadır.

Ohrid’in mimarisi, Avrupa’nın bu bölümü, antik kent mimarisinin en iyi korunmuş ve en eksiksiz topluluğunu temsil eder. Slav kültürü Ohrid’den Avrupa’nın diğer bölgelerine yayılmıştır. Ohrid’in eski kesiminde arkeolojik kazılarda bugüne kadar yedi adet bazilikalar ( Hristiyanlığın ilk dönemlerinde ibadet için kullanılan yapılar) keşfedildi.

Bu bazilikalar, 4., 5. ve 6. yüzyılın başında inşa edildi ve mimari-dekoratif özelliklere sahipti ve tartışmasız olarak şehrin eski adı olan Lychnidos’un güçlü bir yükseliş ve ihtişamına işaret ediyordu. Şehir çekirdeğinin yapısı, ayrıca, mozaik zeminleri ile tanınan erken Hıristiyan bazilikalara vurgu yaparak, çok sayıda arkeolojik alan tarafından zenginleştirilmiştir. Ohrid’in eski kentsel mimarisi ile ilgili özel vurgu, kentin duvarcılık mirasına verilmelidir. Özellikle, Ohri’nin geleneksel yerel etkisi, 18. ve 19. yüzyıllardan kalma, iyi korunmuş geç Osmanlı kent yerleşim mimarisi arasında görülür.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu