İsfahan Gezi Rehberi (Ortadoğu)

İran’ın en önemli turistik şehirlerinden olan İsfahan, ülkenin üçüncü büyük şehridir. Şiraz’ın kuzeyinde, Tahran’ın güneyinde ve İran’ın ortasında yer alır. Tarihi ve kültürel yönden Dünya’nın başkentlerinden biri olarak nitelendirilen İsfahan’da gezilip görülmesi gereken bir çok mekan yer almaktadır. Gezdiğimizde bizi tarihi bir yolculuğa çıkaracak bu yerlere bir göz atalım.

İmam Meydanı

Diğer bir adıyla Nakş-ı Cihan Meydanı, günümüz Türkçesiyle “Cihanın Resmi Meydanı” anlamına gelir. Dünya’nın ikinci büyük meydanı olan İmam Meydanı, 512 metre uzunluğu ve 163 metre genişliğindedir. Safevi hükümdarı Şah Abbas’ın eseri olan bu muhteşem meydan, 1979 yılı itibariyle UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde yer almaya başlamıştır. Şehirde yüksek binalar olmasına rağmen, kent planlamasının nadide örneklerinden olan bu meydandan dışarıdaki binalar gözükmemektedir. Aynı zamanda bu ihtişamlı meydanın çevresinde çeşitli tarihi eserler de bulunmaktadır.

İmam Camii

Safevi dönemi mimarisinin muhteşem örneği olan bu cami İmam Meydanı’nın güney kısmında yer almaktadır. Ülkenin en önemli eserlerinden olan bu caminin yapımına Safevi Döneminde 1598 yılında, Şah Abbas iktidarının 24. yıldönümü vesilesiyle başlanmış ve 1611 yılında tamamlanmıştır. İçi ve dışı mükemmel mavi çinilerle kaplı olan caminin en belirgin özelliği, 49 çeşit yankı oluşturabilen akustik bir mimariye sahip olmasıdır.

Şeyh Lütfullah Camii

Safevi Döneminde I. Şah Abbas’ın emriyle, 1603 yılında inşasına başlanıp 1618 yılında tamamlanan Şeyh Lütfullah Camii İmam Meydanı’nın doğusunda yer alır. İsmini, Lübnan’dan İsfahan’a davet edilen saygın bir İslam aliminden alır. Aynı zamanda Şeyh Lütfullah Şah Abbas’ın kayınpederidir. Safeviler döneminden kalma işleme örneklerini üzerinde barındıran cami; hayvan ve çiçek figürleriyle göz doldurmaktadır ve İmam Meydanı ile birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer almaktadır.

Ali Gapu Sarayı

“Devlet Kapısı” anlamına gelen Ali Gapu Sarayı, Şah Abbas’ın emriyle 1597 yılında yapılmıştır. İmam Meydanı’nın batısında yer alan bu görkemli saray, Kraliyet Sarayı olarak da bilinir. 7 kat ve 48 metre yüksekliğinde olan bu saray, şehirdeki yüksek saraylar arasında yer almaktadır. İmam Meydanı’na hakim konumda bulunan bu saraydan, zamanında Şah Abbas’ın törenleri seyrettiği ve önemli misafirlerini ağırladığı söylenmektedir.

Mescid-i Cuma

Diğer bir adıyla Cuma Camii olan bu eser, Ulu Cami olarak da bilinir. Geçmişi 8. yüzyıla kadar giden bu cami, Selçuklu, Moğol ve Safevi mimari tarzını yansıtmaktadır. Büyük Selçuklu Devleti veziri Nizam-ül Mülk tarafından onarılan ve eklemeler yaptırılan bu caminin kubbelerinden birinin adı da Nizam-ül Mülk ‘tür. Tarihte çeşitli depremler geçirmiş ve buna rağmen hala dimdik ayakta olan Cuma Camii, 2012’den bu yana UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu