Depresyon Nedir Ve Çeşitleri Nelerdir?

Özellikle son yüzyılın ikinci yarısından sonra aşırı yükseliş seyri gösteren bir ruhsal rahatsızlıktır. Hatta son 30 yılda bu artış seyri çok daha fazladır. Çocuklarda dahi rastlanabilen bir durumdur. Depresyona girmenin onlarca sebebi vardır. Belirtilmesi gereken önemli bir detay da depresyonun birçok hastalığa ve hatta kansere bile kapı araladığıdır.

Kaç Çeşit Depresyon Vardır?

Yirmiye yakın depresyon türü vardır ve bu depresyonlarda kendi içinde çeşitlere ayrılırlar. Bunları aşağıda sizlere açıkladık.

A Tipik Depresyon

Takıntı ve saplantılara yatkın kişilik yapısına sahip insanlarda bu özellikler aşırı derecede ön plana çıkar. Evdeki eşyaları sürekli kontrol etme hali vardır. (Elektrik fişi, kablolar, musluklar gibi)

Çeşitli korkular gelişir.

Dışarıdan rol gibi algılanan davranışlar sergilenir.

Çok yemek yenir ve aşırı kilo alınır.

Kol ve bacaklarda aşırı güçsüzlük olur.

Aile ve işten uzaklaşma ve açıklanması zor cinsel uyumsuzluklar çok sık rastlanır.

Çocuk Ve Gençlerde Depresyon

Daha çok davranış tutum değişikleri belirtiler arasındadır. Ağlama asilik, hırçınlık, çabuk sinirlenme ve alkol ve uyuşturucu kullanmanın temeline depresyon yatabilir.

Yaşlılarda Ve Menopoz Sonrası Depresyon

Kadınlarda çok daha fazla görülür.

Ağır anksiyete, sıkıntı, özellikle sabahları aşırı sıkıntı ve uyku bozuklukları belirgin şekilde görülür.

Aşırı telaş ve bir tedirginlik hali sürekli söz konusudur.

İntihar düşünceleri yoğun şekilde oluşur.

Doğum Sonrası Depresyonlar

Puerperal Depresyon adı verilen bu depresyonun görülme sıklığı hiç azımsanmayacak düzeydedir.

Gelip geçici ağlama nöbetleri, güçsüzlük, halsizlik, üzüntü, sıkıntı, karamsarlık, zevk almama, bebeğe karşı ilgisizlik (bebek hüznü) yaşarlar.

Doğum sonrası 1-3 ay arasında oluşur.

Distim Bozukluk

Çok ağır olmayan ama 2 yıl kadar süren bir depresyon belirtileri vardır. Mutlu olamama, uyku bozuklukları, aşırı karamsarlık hali, istek ve ilgi azlığı, halsizlik, güçsüzlük görülür. Birkaç gün ya da birkaç haftalık bir iyileşme evresi görülür ve hatta bu 2 ay kadar devam edebilir. Ama daha sonra aynı bozuk yapı tekrar geriye gelir.

Organik Nedenli Depresyonlar

Yaşanan ya da yaşanmış bir rahatsızlık sonucu oluşan depresyonlardır. Nörolojik bazı hastalıklar, kan hastalıklarında, kanser, kaza ve geçirilen ameliyatlardan sonra depresyon görülebilir.

Depresyona Yol Açan Sebepler

Kalıtsal sebepler, biyokimyasal değişiklikler, hormonal dengesizlikler, kullanılan bazı ilaçlar, organik bazı sebepler, psiko-sosyal nedenler, sosyo-kültürel sebepler ve bazı yaşam olayları depresyonların temel nedenleridir.

“Aynı şartlar altında yaşayıp aynı olaylara maruz kalınmasına rağmen neden bazı insanlar depresyona girerken bazıları da girmemektedir” sorusu üzerine çok araştırma yapılmış ama net bir cevap bulunamamıştır. Genetik yapının depresyona yatkın olması gibi bir cevap verilmişse de bu tıp camiasının kendisinin de pek itibar etmediği bir tespittir.

Tedavi Edilebilir Bir Hastalıktır

Eğer belirtiler 2 haftanın üzerine çıkmış ise mutlaka bir hekime görünmek gerekir. Depresyon giderici çok güçlü ilaçlar özellikle son 30 yılda hayatımıza girmiştir. Psikiyatristlerin 2-3 haftalık bir tedavi süreci sonrası çok ciddi iyileşme vakaları sağlayabilmektedirler. Bazen bu süreç 3 aya kadar uzayabilmektedir ki bu da tedavi açısından çok kısa bir süreç sayılır. Hastalığın ciddiyeti, tekrar edip etmemesi tedavi süresini belirler. Psikoterapi ile birleştirilen ve ardından sosyal düzenlemeler ile desteklenen tedavi yöntemleri çok daha kısa sürede ve daha iyi sonuçlar vermektedir. Bazı vakalarda ise tedavi süresi uzun zaman alır. Bunların çok ağır vakalar olduğunu belirtmek gerekir.

Depresyon ruhsal bir rahatsızlıktır. Çok yaygın bir sağlık sorunudur ve Türkiye’de görülme oranı yüzde 10’dur. Aileye ve topluma getirdiği ekonomik yük büyüktür. Kişinin iş verimi düşer, ailesi ve etrafındakilerle olan ilişkileri bozulur. Tedavi edilebilen bir hastalıktır ama tedavi edilmez ise intiharla sonuçlanma vakaları oldukça yüksektir.

Batı toplumlarında depresyon görülme sıklığı bize göre çok daha yüksektir ve bu oran 2014 verilerine göre yüze 23’tür. Neredeyse her 4 kişiden birinin depresyona maruz kaldığı batı toplumlarında milyarlarca dolarlık bir ilaç harcaması yapılmaktadır. Antidepresan denilen ve depresif hastalıkların tedavisinde kullanılan bu ilaçlar ülkemizde de son yıllarda oldukça fazla kullanılmaktadır. Ülkemizde de bu hastalıklara hatırı sayılır harcama yapılmaktadır.

Batı toplumlarına nazaran daha sosyal bir aile yapısına sahip olmamıza rağmen son yıllarda değişen dünya şartlarında bu özelliğimizde de azalma görülmektedir. Bu da depresyona maruz kalma olasılığını çoğaltmaktadır. Batı tipi yalnız ve aile içi dayanışmanın az olduğu toplumlarda çok daha fazla rastlanan depresif rahatsızlıkların, aile içi ve toplumsal dayanışmanın giderek azaldığı bizim toplumuzda da daha sık görüldüğü 2014 yılında yapılan bir araştırma sonucu ortaya konulmuştur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu