Çölyak Hastalığı Nedir? Teşhisi Ve Tedavisi Nasıl Olur?

Son zamanlarda adını sık sık duyduğumuz, yazılı ve görsel basında sürekli yer alan “çölyak” hastalığını yakından tanımak için bu makaleyi hazırladık. Nedenleri, belirtileri teşhis ve tedavisi ile ilgili bilgilerin yer aldığı bu makaleyi okumanızı tavsiye ederiz.

Çölyak Hastalığı Nedir?

Buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulunan glüten adlı proteine karşı ince bağırsaklarda oluşan aşırı hassasiyettir. Bu hastalığı taşıyan kişiler glüten içerikli gıda maddelerini tükettikleri zaman ince bağırsaklarda iltihaplanma meydana gelir. Vücudun bağışıklık sistemi glüteni zararlı madde olarak algılar. Sonrasında hemen ince bağırsaklara zarar vermeye başlar.

Besinlerin emilimi ince bağırsaklardaki “villus” adlı parmak şeklindeki çıkıntılar sayesinde olmaktadır. Bu hastalık, villus adlı bu çıkıntıların fonksiyonlarını yerine getirememesine neden olur. Bunun sonunda emilemeyen ve vücuda yararlı hale getirilemeyen besinler aynı zamanda bir beslenememe sorununun da ortaya çıkmasına sebep olur.

Belirtiler

Tıp dünyası tarafından çocukluk ve yetişkinlik dönemlerinde en fazla rastlanan kalıtsal hastalık olarak kabul edilmiştir. Hayatın herhangi bir evresinde görülebilir. Belirtilerin çok farklı olması hatta bazı durumlarda hiç belirti göstermemesi çölyak hastalığının teşhisini oldukça güçleştirmektedir. Tipik belirtileri arasında; ishal, kusma, kilo verme, güçsüzlük, karın ağrıları, karında şişkinlik, mide bulantıları ve çocuklarda gelişim bozuklukları gösterilebilir. Yetişkin insanlarda halsizlik, anemi, osteoporoz ( kemik erimesi ), vitamin ve mineral eksiklikleri gibi bağırsak bölgesi dışında da belirtiler gösterebilir.

Görülme Sıklığı

Görülme sıklığı dünyada %1’dir. Fakat tanı konulmuş her çölyak hastasının yanında %7–10 arasında tanı konulmamış hasta vardır. Ülkemizde de her yüz kişiden birisinin çölyak hastası olduğu tespit edilmiştir. Buda, ülkemizde yaklaşık 8 yüz bin çölyak hastası olduğu anlamına gelmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tanı alabilmek en büyük problemdir. Bu nedenle Türkiye’de potansiyel çölyak hastalarından sadece 10 bin civarında olanı tanı alabilmiştir. Bu rakamlar da gösteriyor ki ülkemizde çölyak hastalarının %98’i tanı alamamış ve büyük bir risk altında yaşamlarını sürdürmektedirler.

Tanı

Kanda bulunan antikorların seviyesinin ölçüldüğü kan tahlilleri ile tanı alınabilir. Çölyak hastalarının erken teşhisi için parmaktan alınan kan ile anında uygulanabilen hızlı ve pratik “Biocard Çöyak Testi” hastaların tanısında yaygın olarak uygulanmaktadır. Bu test tipik belirti gösteren vakaların ve yüksek risk altındaki hastaların yansıra genel toplum taramalarında da çölyak tanısı için kullanılmaktadır.

Tedavi

Bilinen tek tedavisi ömür boyunca glütensiz beslenmektir. Glütensiz diyeti uygulayan kişilerde iki hafta gibi çok kısa bir sürede hastalığa ait şikâyetler gerilemeye başlar. Kan değerleri de 6 ay gibi bir sürede normale döner. Bağırsaklarda oluşan bozuklukların tamamen ortadan kalkması 1 ile 2 yıl arasında bir serede gerçekleşir. Glüten diyeti uygulayan kişiler için özel olarak üretilmiş ürünleri eczane ve marketlerde ( un, ekmek, erişte, makarna, kek, bisküvi gibi ) bulmak mümkündür. Çölyak hastaları bunların dışındaki besinleri ( et, balık, tavuk, yumurta, sebze, meyve, süt ve süt ürünleri, patates, mısır, pirinç gibi ) rahatça tüketebilirler.

Çoğu zaman belirti göstermeyen bu hastalığın sizde bulunup bulunmadığını tespit etmek için basit bir kan testi yeterli olacaktır. En kısa sürede bu testin yaptırılmasını tavsiye ederiz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu