Çocuklarda Sedef Hastalığı ile İlgili Bilmemiz Gerekenler

Sedef hastalığı ismi gümüşe benzer renginden ve deride görülen halkalanma ve plak şeklindeki  döküntülerden gelmektedir.Sıklıkla deri üzerinde kabarık ve pullanma şeklinde döküntüler görülür.Bu hastalık günden güne etkisini gösterir genellikle kuluçka döneminden başlayarak ilerleyen safhalarda artarak devam edildiği görülmüştür.

Sedef hastalığı görülen bölgeler genel olarak el,ayak, yüz,dirsek kıvrımları göz kapakları ve saçlı deridedir.İlk olarak kaşınma,alevlenme,kızarıklık olarak nükseder daha sonra kronik bir hal alabilir.Kadınlar ve erkeklerde görülme olasılığı hemen hemen yakındır çocuklarda ise bu vaka daha az oranda görülmektedir.Peki çocuklar bu hastalığa yakalandığında neler yapmalı nelerden uzak durmalıyız?

İlk olarak çocukların sedef hastalığına yakalanma nedeni tam olarak bulunamamıştır.Eğer anne ve babanın her ikisinde de varsa ya da ailenin diğer üyelerinde bu hastalık görülüyorsa çocuğun da sedef hastalığa yakalanma oranı daha fazlalaşmaktadır.Ancak bu tür nedenler var olsa bile çocuğun sedef olma riski çok az oranda görülmektedir.

Çocuğun sedef olduğunu vücut reaksiyonlarından anlamamız mümkündür.Dönemsel olarak farklılık gösterebilir.Bazı dönemlerde daha yüksek kaşıntı,ateş ve alevlenme tarzı buğular kendini gösterirken diğer zaman dilimlerinde hastalık yavaşça belirtilerini en aza indirerek devam eder.Kız çocukları erkek çocuklarına göre daha fazla bu hastalıkla iç içedir.Çocuklar üzerinde yapılan araştırmalarda kız çocuklarında bu vaka daha yüksektir.Çocuklarda sedef ilk olarak saçlı deriye nüfuz eder.Görüntüsü ise plak ve halkalanma olarak kendini gösterir.Yenidoğan bebeklerde ise tipik olarak anal ve genital bölgede yaygınlığı mevcuttur.Çocuklar erişkinlere göre dış etkenlerden daha fazla etkilendiği için sedef hastalığını tetikleyen birçok durum olabilir.Bu yüzden ebeveynlerin kesinlikle çok dikkatli olması gerekmektedir.Aileler çocuğu korumak için ne gibi tedbirler alabilir?

Öncelikle çocuğu güneş ışığı altında doğrudan bırakmamak gerekir.Çünkü,güneşten gelen ultraviyole ışınlar sedef yaralarını arttırabilir deride kızarıklıkta artacağı için çocuklar yaraları koparabilirler.Yara üzerine direk temas etmek son derece zararlıdır.

Diğer bir önlem ise tüketilen gıdalardır.Paketli ve katkı maddeli gıdalar sedef hastalığının etkilerini arttırabilir.Aşırı yağlı gıdalarda da durum böyledir.Çocuklara tavuk,balık,meyve ve sebze aynı zamanda protein yönünde güçlü gıdalar yedirilmelidir.

Bilindiğinin aksine sedef bulaşıcı bir hastalık değildir.Çocuklar diğer aile üyeleri ile birlikte eşyaları kullanılabilir.Sadece dikkat edilmesi gereken nokta kullanılan eşyaların hijyenine önem vermektir.Deterjan olarak orjanik bitkisel bazlı deterjan kullanmak daha faydalı olacaktır.

Bazı durumlarda diğer cilt hastalıkları ile sedef hastalığının aynı olduğu zannedilebilir.Genel olarak saç derisinde görülen sedef oluşumu tipik bir mantar,egzama ve buna benzer deri hastalıklarına benzetilebilir.Sedefli bölgeyi ayıran şey şekli ve yerleştiği bölgedir.Bulguları farklı olarak seyreder.

Sedef hastalığına yakalanmış bir çocuğun psikolojik duygu durumuna dikkat etmek gerekir.Çocuklarda çekingenlik,utanma,öfke nöbetleri görülebilir.Toplum tarafından o çocuğun kirli olduğu ve hastalığın bulaşıcı olduğu kanısı yaygındır.Bu yüzden çocuğun okul hayatı ve sosyal yaşantısı için uzman bir pedagog ve çocuk psikoloğu ile görüşmek gerekir.

Tedavi aşamaları nasıl olmalıdır?

Çocuklarda görülen sedef hastalığının tedavisi  sedefli bölgeye ve hastalık durumuna göre farklılık gösterir.Eğer vaka az bir durumda seyrediyorsa ilaç tedavisi ve sedef için kullanılan kremler ile hastalığın tedavisine başlanabilir.Fakat ağır boyuttaysa  fototerapi yöntemi uygulanabilir.Hastalık tedavilere hemen cevap vermeyebilir bu yüzden tedaviye aksatmadan devam etmek gerekir.

Yeniden döküntülerin nüksetmemesi için hastanın fiziksel durumuna yani kilo artışına dikkat etmesi gerekir.Gerekirse doktor tarafından beslenme ve egzersiz düzeni oluşturulabilir.Aynı zamanda erken teşhıs tedaviyi kolaylaştıracaktır.En ufak bir döküntü ve yahut kızarıklık oluştuğu zaman acilen doktora başvurmak gerekir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu