Aşk Hastalığı

Yapılan araştırmalara göre aşık olan bireyler, aşık olmayan bireylere göre oldukça stresli ve agresiftir. Davranış bozukluğu ve aşırı sinir, yine aşık olan bireylerde gözükmektedir.  Obsesyon kavramı, kişinin aklına istenmeyen nedenlerden dolayı gelen ve olumsuzlukların yaşanmasına engel olan belirgin sıkıntıları oluşturmaktadır. Özellikle de sürekli düşünülen ve hayal edilen düşlemeler olarak tanımlanır. Bunlara bağlı olarak gerçekleşen ve kişinin yapmaktan kendi alı koyan davranışlar veya zihinsel eylemler de görülebilmektedir. Âşık olan ve aşk acısı çeken bireyler, sürekli sevdiği kişiyi düşünmektedir. Bu nedenle de hayal kurma mekanizması hızlı bir şekilde çalışmakta ve sürekli onu görmeyi arzulamaktadır. Bu nedenle de aşk, zaman içerisinde bir saplantı haline dönüşmektedir. Kişinin günlük hayatını yakından etkilemekte ve ruhsal sıkıntıları beraberinde getirmektedir.

AŞKTA DA SAPLANTIDA DA SEROTONİN SEVİYESİ DÜŞÜYOR

Serotonin maddesi saplantı ve davranış bozukluğu yaşayan bireylerde oldukça fazla gözükmektedir. Ayrıca söz konusu bu madde, insanların duygularını mutlu ve canlı hissetmesine neden olmaktadır. Yine cinselliği ve uyku düzenini belirleyen Serotonin, âşık olan bireylerde, normal insanlara göre yüzde 40 daha az gözükmektedir.  Kişinin hayat tarzını yakından etkilemekte ve beyinde farklı değişimlerin oluşmasına neden olmaktadır. Dopamin ise, beyinin haz ve ödül mekanizmasını iki ayıran bir madde olarak gözükmektedir. Bu nedenle de aşık olan bireylerde farklı şekillerde veya seviyelerde gözükmektedir. Aşk, aynı zamanda abartılı bir tutkudur. Sevgi ise, şeffaf ve hoşgörünün bulunduğu bit duygudur. Bu nedenle de aşık olan bireyler, sevgi duygusunu yitirmekte ve kişiye aşırı bir tutku seli ile bağlanmaktadır. Ayrıca Aşk hastalığı farklı seviyelerden oluşmaktadır. Daha çok yalnızlık duygusunu uzun bir süre yaşayan ve bu duyguyu tadan bireyler, daha kolay aşk hastalığına yakalanmaktadır. Özellikle de kendini bir kişiye adama tutkusu, bu bireylerde daha fazla gözükmektedir. Yine temel olarak hastalığın nedenleri arasında aşırı yalnızlık, derin boşluk ve iletişim de yer almaktadır. Karşı cinse duyulan ilgi her geçen gün artmakta ve kişinin aşk duygusu kabarmaktadır Ayrıca söz konusu hastalığın erkeklerde görülme oranı daha da yüksektir.

Tedavi Yöntemleri

Aşk hastalığına yakalanan bireylerin, uzman bir psikolog ile görüşmesi gerekir. Dertlerin anlatılması ve kişiden uzaklaşma yöntemlerinin aranması, oldukça önemlidir. Yine sosyalleşmek ve bireylerin sevdiği alanlarda zaman geçirmesi de söz konusu hastalığın iyi bir ilacıdır. Buna ek olarak aşk hastalığının tedavi yöntemleri arasında düşünce sisteminin güçlendirilmesi de yer almaktadır. Birçok kişi yalnız kaldığında daha fazla hata yapmakta ve karşısına çıkan ilk kişiye bağlanmaktadır. Bu nedenle de hastalığın belirli evrelerinde gerekli olan önlemlerin alınması ilerleyen dönemlerde daha fazla sorunlar yaşanmasını engellemektedir. Konu hakkında iyi bir uzmandan destek almak ve psikoloji olarak bireyin farklı yöntemler ile kendini rahatlatması gerekir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu